entrain kelimesinin Türkçe anlamı
entrain İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
entrain
US /ɪnˈtreɪn/
UK /ɪnˈtreɪn/
Fiil
1.
trene binmek, trene yüklemek
to cause to be carried by a train
Örnek:
•
The troops were ordered to entrain for the front.
Birliklere cepheye gitmek üzere trene binmeleri emredildi.
•
We will entrain our supplies at the next station.
Bir sonraki istasyonda malzemelerimizi trene yükleyeceğiz.
2.
senkronize etmek, ritim kazandırmak
to establish a rhythmic pattern in (a biological process or a person's behavior)
Örnek:
•
Light exposure can help to entrain the body's circadian rhythm.
Işık maruziyeti, vücudun sirkadiyen ritmini senkronize etmeye yardımcı olabilir.
•
The music began to entrain the audience's movements.
Müzik, seyircinin hareketlerini senkronize etmeye başladı.
İlgili Kelime: