encumbrance kelimesinin Türkçe anlamı

encumbrance İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

encumbrance

US /ɪnˈkʌm.brəns/
UK /ɪnˈkʌm.brəns/

İsim

1.

yük, engel, külfet

a burden or impediment

Örnek:
The old car was more of an encumbrance than a convenience.
Eski araba bir kolaylıktan çok bir yüktü.
He considered his large family an encumbrance to his career ambitions.
Büyük ailesini kariyer hedefleri için bir engel olarak görüyordu.
2.

ipotek, rehin, takrir

(law) a mortgage or other charge on property or assets

Örnek:
The property was sold free of any encumbrance.
Mülk herhangi bir ipotekten arındırılmış olarak satıldı.
The lawyer checked for any existing encumbrances on the title.
Avukat, tapu üzerindeki mevcut ipotekleri kontrol etti.