encounters kelimesinin Türkçe anlamı

encounters İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

encounters

US /ɪnˈkaʊntərz/
UK /ɪnˈkaʊntəz/

İsim

1.

karşılaşmalar, rastlantılar

unexpected or casual meetings with someone or something

Örnek:
He had several strange encounters during his trip.
Seyahati sırasında birkaç tuhaf karşılaşma yaşadı.
Our first encounter was at a coffee shop.
İlk karşılaşmamız bir kafede oldu.
2.

çatışmalar, mücadeleler

confrontations or conflicts

Örnek:
The army had several violent encounters with the enemy.
Ordu, düşmanla birkaç şiddetli çatışma yaşadı.
He tried to avoid any direct encounters with his former boss.
Eski patronuyla doğrudan karşılaşmalardan kaçınmaya çalıştı.

Fiil

1.

karşılaşmak, rastlamak

to meet someone or something unexpectedly

Örnek:
He often encounters old friends in the city.
Şehirde sık sık eski arkadaşlarıyla karşılaşır.
The explorers encountered a new species of bird.
Kaşifler yeni bir kuş türüyle karşılaştılar.
2.

karşılaşmak, maruz kalmak

to experience or be subjected to (something unwelcome or difficult)

Örnek:
The company encounters many challenges in the market.
Şirket piyasada birçok zorlukla karşılaşıyor.
They encountered strong resistance from the local community.
Yerel halktan güçlü bir direnişle karşılaştılar.