drool kelimesinin Türkçe anlamı

drool İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

drool

US /druːl/
UK /druːl/

Fiil

1.

salya akıtmak, ağzı sulanmak

to let saliva flow from the mouth

Örnek:
The baby started to drool as soon as he saw the bottle.
Bebek şişeyi görür görmez salya akıtmaya başladı.
My dog always drools when he sees food.
Köpeğim yemek gördüğünde her zaman salya akıtır.
2.

ağzı sulanmak, çok istemek

to show excessive admiration or desire for something

Örnek:
He was drooling over the new sports car.
Yeni spor arabaya ağzı sulanıyordu.
Fans were drooling at the thought of seeing their favorite band live.
Hayranlar favori gruplarını canlı görme düşüncesiyle ağızları sulanıyordu.

İsim

salya, ağız suyu

saliva flowing from the mouth

Örnek:
There was a puddle of drool on the pillow.
Yastıkta birikmiş salya vardı.
The dog left a trail of drool across the floor.
Köpek yerde bir salya izi bıraktı.