discretionary kelimesinin Türkçe anlamı
discretionary İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
discretionary
US /dɪˈskreʃ.ən.er.i/
UK /dɪˈskreʃ.ən.ər.i/
Sıfat
1.
isteğe bağlı, takdire bağlı
available for use at the discretion of the user; optional
Örnek:
•
The company offers discretionary bonuses based on performance.
Şirket, performansa dayalı isteğe bağlı ikramiyeler sunar.
•
Spending on luxury items is considered discretionary.
Lüks eşyalara yapılan harcamalar isteğe bağlı kabul edilir.
2.
takdire bağlı, isteğe bağlı
exercised at one's own discretion; not subject to strict rules
Örnek:
•
The judge has discretionary powers in sentencing.
Hakimin ceza tayininde takdir yetkisi vardır.
•
The committee made a discretionary decision to approve the funding.
Komite, fonu onaylamak için isteğe bağlı bir karar aldı.