curb kelimesinin Türkçe anlamı

curb İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

curb

US /kɝːb/
UK /kɜːb/
"curb" picture

İsim

1.

kısıtlama, engel, kaldırım

a check or restraint on something

Örnek:
The government imposed a curb on spending.
Hükümet harcamalara bir kısıtlama getirdi.
There is a need for a strong curb on pollution.
Kirliliğe karşı güçlü bir kısıtlamaya ihtiyaç var.
2.

kaldırım, bordür

a concrete border forming the edge of a street or path

Örnek:
He parked his car next to the curb.
Arabasını kaldırımın yanına park etti.
Be careful not to hit the curb when turning.
Dönerken kaldırıma çarpmamaya dikkat et.

Fiil

kısıtlamak, dizginlemek, kontrol etmek

to restrain or control (something undesirable)

Örnek:
The police are trying to curb the spread of crime.
Polis, suçun yayılmasını durdurmaya çalışıyor.
You need to curb your enthusiasm a bit.
Coşkunu biraz dizginlemen gerekiyor.