crumbling kelimesinin Türkçe anlamı
crumbling İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
crumbling
US /ˈkrʌm.blɪŋ/
UK /ˈkrʌm.blɪŋ/
Sıfat
1.
ufalanan, çöken
breaking apart into small fragments or particles
Örnek:
•
The old wall was slowly crumbling.
Eski duvar yavaşça ufalanıyordu.
•
The cookies were so dry they were crumbling in my hands.
Kurabiyeler o kadar kuruydu ki ellerimde ufalanıyordu.
2.
çöken, dağılan
failing or disintegrating, especially in a gradual way
Örnek:
•
The empire was slowly crumbling under the weight of its own corruption.
İmparatorluk kendi yolsuzluğunun ağırlığı altında yavaşça çöküyordu.
•
Their relationship had been crumbling for months.
İlişkileri aylardır çöküyordu.