crimson kelimesinin Türkçe anlamı

crimson İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

crimson

US /ˈkrɪm.zən/
UK /ˈkrɪm.zən/

İsim

kızıl, bordo

a rich deep red color inclining to purple

Örnek:
The sunset painted the sky in shades of orange and crimson.
Gün batımı gökyüzünü turuncu ve kızıl tonlarına boyadı.
Her cheeks flushed a deep crimson with embarrassment.

Sıfat

of a rich deep red color inclining to purple

Örnek:
She wore a dress of crimson velvet.
Kızıl kadife bir elbise giymişti.
The autumn leaves turned a brilliant crimson.
Sonbahar yaprakları parlak bir kızıl renge büründü.