creased kelimesinin Türkçe anlamı
creased İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
creased
US /kriːst/
UK /kriːst/
Sıfat
buruşuk, kırışık
having a crease or creases; wrinkled
Örnek:
•
His shirt was badly creased after being in the suitcase.
Valizde kaldıktan sonra gömleği çok buruşmuştu.
•
The old map was fragile and heavily creased.
Eski harita kırılgandı ve çok buruşmuştu.
Geçmiş Zaman Ortacı
buruşturulmuş, kırıştırılmış
formed a crease or creases in (cloth or paper)
Örnek:
•
He accidentally creased the important document.
Önemli belgeyi yanlışlıkla buruşturdu.
•
The fabric was carefully creased to create a sharp fold.
Kumaş, keskin bir kat oluşturmak için dikkatlice kırıştırıldı.