converging kelimesinin Türkçe anlamı
converging İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
converging
US /kənˈvɜːrdʒɪŋ/
UK /kənˈvɜːdʒɪŋ/
Sıfat
1.
yakınsayan, birleşen
coming closer together; meeting at a point
Örnek:
•
The two roads are converging just ahead.
İki yol hemen ileride birleşiyor.
•
We observed the converging lines of the perspective drawing.
Perspektif çiziminin yakınsayan çizgilerini gözlemledik.
2.
yakınsayan, birleşme eğiliminde olan
tending to meet at a point or come together
Örnek:
•
Their opinions were slowly converging on a common solution.
Fikirleri yavaşça ortak bir çözüme yakınsıyordu.
•
The evidence is converging to suggest his guilt.
Kanıtlar onun suçluluğunu işaret etmek üzere yakınsıyor.