confound kelimesinin Türkçe anlamı

confound İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

confound

US /kənˈfaʊnd/
UK /kənˈfaʊnd/
"confound" picture

Fiil

1.

şaşırtmak, kafasını karıştırmak, hayrete düşürmek

cause surprise or confusion in (someone), especially by acting against their expectations

Örnek:
The sudden turn of events confounded everyone.
Olayların ani gelişimi herkesi şaşırttı.
His strange behavior confounded his friends.
Garip davranışları arkadaşlarını şaşırttı.
2.

çürütmek, boşa çıkarmak, yanlış olduğunu kanıtlamak

prove (a theory, expectation, or prediction) to be wrong

Örnek:
The results of the experiment confounded the hypothesis.
Deney sonuçları hipotezi çürüttü.
His success confounded all expectations.
Başarısı tüm beklentileri boşa çıkardı.
3.

karıştırmak, birbirine katmak, ayırt edilemez hale getirmek

mix up (something) with something else so that the individual elements become difficult to distinguish

Örnek:
The two theories are often confounded.
İki teori sık sık karıştırılır.
It's easy to confound correlation with causation.
Korelasyonu nedensellikle karıştırmak kolaydır.