conditioned kelimesinin Türkçe anlamı

conditioned İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

conditioned

US /kənˈdɪʃənd/
UK /kənˈdɪʃənd/

Sıfat

1.

koşullandırılmış, eğitilmiş

having a particular physical or psychological condition

Örnek:
The athlete was well conditioned for the marathon.
Atlet maraton için iyi koşullandırılmıştı.
His reflexes were conditioned by years of training.
Refleksleri yıllarca süren eğitimle koşullandırılmıştı.
2.

koşullu, bağlı

dependent on or influenced by something else

Örnek:
His response was conditioned by his past experiences.
Tepkisi geçmiş deneyimleriyle koşullandırılmıştı.
The success of the project is conditioned on securing sufficient funding.
Projenin başarısı yeterli finansman sağlanmasına bağlıdır.

Fiil

1.

koşullandırmak, alıştırmak

to train or accustom (someone or something) to behave in a certain way or to accept certain circumstances

Örnek:
The dogs were conditioned to respond to specific commands.
Köpekler belirli komutlara yanıt vermeye koşullandırıldı.
He had been conditioned from childhood to believe in hard work.
Çocukluğundan beri sıkı çalışmaya inanmaya koşullandırılmıştı.
2.

kremlendirmek, bakım yapmak

to treat (hair or skin) with a conditioner

Örnek:
She always conditioned her hair after shampooing.
Şampuanladıktan sonra saçlarını her zaman kremlerdi.
The leather was regularly conditioned to keep it soft.
Deri, yumuşak kalması için düzenli olarak bakım yapılırdı.