columns kelimesinin Türkçe anlamı

columns İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

columns

US /ˈkɑː.ləmz/
UK /ˈkɒl.əmz/

Çoğul İsim

1.

sütunlar, direkler

upright pillars or posts, typically cylindrical, supporting an arch, entablature, or other structure or standing alone as a monument

Örnek:
The ancient temple was supported by massive stone columns.
Antik tapınak devasa taş sütunlarla destekleniyordu.
The grand hall featured tall, ornate columns.
Büyük salonda uzun, süslü sütunlar vardı.
2.

sütunlar, bölümler

a vertical division of a page or text

Örnek:
The newspaper article was spread across three columns.
Gazete makalesi üç sütuna yayılmıştı.
Please organize the data into two separate columns.
Lütfen verileri iki ayrı sütuna düzenleyin.
3.

köşeler, makaleler

a regular feature or series of articles in a newspaper or magazine

Örnek:
She writes weekly columns on current affairs.
Güncel olaylar hakkında haftalık köşeler yazıyor.
His humorous columns are very popular with readers.
Mizahi köşeleri okuyucular arasında çok popülerdir.
4.

kolonlar, sıralar

a long, narrow line or formation of people, vehicles, or other things

Örnek:
The soldiers marched in neat columns.
Askerler düzenli kolonlar halinde yürüdüler.
A long column of cars stretched down the highway.
Otoyol boyunca uzun bir araç konvoyu uzanıyordu.