bulla kelimesinin Türkçe anlamı
bulla İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
bulla
US /ˈbʊl.ə/
UK /ˈbʊl.ə/
İsim
1.
bül, su toplaması
a large blister or skin vesicle filled with fluid
Örnek:
•
The burn resulted in a painful bulla on her arm.
Yanık, kolunda ağrılı bir bül oluşmasına neden oldu.
•
The doctor drained the large bulla to relieve the pressure.
Doktor, basıncı azaltmak için büyük bülü boşalttı.
2.
bül, kemik çıkıntısı
a hollow, bony prominence, especially on the skull
Örnek:
•
The auditory bulla in mammals houses the middle and inner ear structures.
Memelilerdeki işitsel bulla, orta ve iç kulak yapılarını barındırır.
•
Fossil evidence often includes well-preserved cranial bullae.
Fosil kanıtları genellikle iyi korunmuş kraniyal bülleri içerir.
3.
bül, kurşun mühür
a lead seal attached to a papal bull or other official document
Örnek:
•
The ancient decree was authenticated by a heavy lead bulla.
Antik ferman, ağır bir kurşun bulla ile tasdik edildi.
•
Historians studied the intricate designs on the papal bulla.
Tarihçiler, papalık büllası üzerindeki karmaşık tasarımları inceledi.