budging kelimesinin Türkçe anlamı
budging İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
budging
US /ˈbʌdʒɪŋ/
UK /ˈbʌdʒɪŋ/
Fiil
1.
kıpırdamak, yerinden oynamak
to move slightly; to begin to move
Örnek:
•
The heavy box wouldn't budge.
Ağır kutu kıpırdamadı.
•
He tried to open the door, but it wouldn't budge.
Kapıyı açmaya çalıştı ama kıpırdamadı.
2.
taviz vermek, fikrini değiştirmek
to change an opinion or decision
Örnek:
•
He refused to budge on the price.
Fiyat konusunda taviz vermeyi reddetti.
•
Her parents wouldn't budge from their decision.
Ailesi kararlarından vazgeçmedi.
İlgili Kelime: