bruises kelimesinin Türkçe anlamı
bruises İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
bruises
US /bruːzɪz/
UK /bruːzɪz/
Çoğul İsim
morluklar, çürükler
injuries appearing as an area of discoloration on the skin, typically caused by a blow or impact that ruptures underlying blood vessels
Örnek:
•
After the fall, she had several painful bruises on her legs.
Düştükten sonra bacaklarında birkaç ağrılı morluk vardı.
•
The boxer's face was covered in cuts and bruises.
Boksörün yüzü kesiklerle ve morluklarla kaplıydı.
Fiil
zedelemek, incitmek
inflict a bruise on (someone or something)
Örnek:
•
He fell and managed to bruise his knee quite badly.
Düştü ve dizini oldukça kötü bir şekilde zedeledi.
•
The harsh words seemed to bruise her spirit.
Sert sözler ruhunu incitmiş gibiydi.