"broke out" kelimesinin Türkçe anlamı

"broke out" İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

broke out

US /broʊk aʊt/
UK /brəʊk aʊt/

Deyimsel Fiil

1.

patlak vermek, çıkmak

to start suddenly (of a war, fire, disease, etc.)

Örnek:
The fire broke out in the kitchen.
Yangın mutfakta çıktı.
War broke out in 1939.
Savaş 1939'da çıktı.
2.

kaçmak, kurtulmak

to escape from a place or situation

Örnek:
The prisoner broke out of jail.
Mahkum hapishaneden kaçtı.
She broke out of her routine and tried something new.
Rutininin dışına çıktı ve yeni bir şeyler denedi.
3.

çıkmak, oluşmak

to develop a skin rash or spots

Örnek:
He broke out in a rash after eating the shellfish.
Kabuklu deniz ürünlerini yedikten sonra vücudunda döküntü çıktı.
She always breaks out in spots when she's stressed.
Stresli olduğunda her zaman sivilceleri çıkar.