bristles kelimesinin Türkçe anlamı
bristles İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
bristles
US /ˈbrɪs.əlz/
UK /ˈbrɪs.əlz/
İsim
kıl, sert tüy
a short, stiff hair or fiber
Örnek:
•
The brush had stiff bristles.
Fırçanın sert kılları vardı.
•
Some animals have protective bristles on their skin.
Bazı hayvanların derilerinde koruyucu kıllar bulunur.
Fiil
1.
kabarmak, sinirlenmek
to stand stiffly on end, especially as a display of anger or fear
Örnek:
•
The dog's fur began to bristle when it saw the cat.
Köpeğin tüyleri kediyi görünce kabarmaya başladı.
•
She could feel her hackles bristle at his rude comments.
Onun kaba yorumlarına karşı tüyleri diken diken oldu.
2.
dolu olmak, kaplı olmak
to be covered or abundant with something, typically something undesirable
Örnek:
•
The old house seemed to bristle with secrets.
Eski ev sırlarla dolu gibiydi.
•
The report bristled with inaccuracies.
Rapor yanlışlıklarla doluydu.
İlgili Kelime: