brightened kelimesinin Türkçe anlamı
brightened İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
brightened
US /ˈbraɪtənd/
UK /ˈbraɪtənd/
Fiil
1.
aydınlatmak, parlatmak
make or become brighter
Örnek:
•
The morning sun brightened the room.
Sabah güneşi odayı aydınlattı.
•
Her face brightened when she saw him.
Onu görünce yüzü aydınlandı.
2.
neşelendirmek, canlandırmak
make or become more cheerful or lively
Örnek:
•
The good news brightened everyone's mood.
İyi haber herkesin moralini düzeltmişti.
•
His smile always brightened my day.
Gülümsemesi her zaman günümü aydınlatırdı.
İlgili Kelime: