bream kelimesinin Türkçe anlamı

bream İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

bream

US /briːm/
UK /briːm/
"bream" picture

İsim

çipura, levrek

a deep-bodied, high-backed freshwater fish, typically silvery, found in Europe and North America.

Örnek:
We caught several large bream in the lake.
Gölde birkaç büyük çipura yakaladık.
The angler was proud of his record-breaking bream catch.
Balıkçı, rekor kıran çipura avıyla gurur duyuyordu.

Fiil

geminin altını temizlemek, geminin altını yakmak

to clean the bottom of a ship by heating it and scraping off the accumulated marine growth.

Örnek:
The crew worked tirelessly to bream the hull of the old vessel.
Mürettebat, eski geminin gövdesini temizlemek için yorulmadan çalıştı.
Before drydocking, they planned to bream the ship thoroughly.
Kuru havuza girmeden önce gemiyi iyice temizlemeyi planladılar.