"Break through" kelimesinin Türkçe anlamı

"Break through" İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

Break through

US /breɪk θruː/
UK /breɪk θruː/

Deyimsel Fiil

yarmak, çığır açmak

to make a sudden, forceful advance, typically in military terms or in overcoming an obstacle

Örnek:
The troops managed to break through enemy lines.
Birlikler düşman hatlarını yarmayı başardı.
Scientists are hoping to break through in cancer research.
Bilim insanları kanser araştırmalarında çığır açmayı umuyor.

İsim

çığır, önemli gelişme

a significant and sudden advance, development, or achievement

Örnek:
The new discovery represents a major breakthrough in medical science.
Yeni keşif, tıp biliminde büyük bir çığır açtı.
After years of hard work, she finally had her breakthrough as an artist.
Yıllarca süren sıkı çalışmanın ardından, sonunda bir sanatçı olarak çığır açtı.