boogeyman kelimesinin Türkçe anlamı
boogeyman İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
boogeyman
US /ˈbuː.ɡi.mæn/
UK /ˈbuː.ɡi.mæn/
İsim
1.
öcü, canavar
an imaginary evil monster used to frighten children
Örnek:
•
My little brother is afraid of the boogeyman under his bed.
Küçük kardeşim yatağının altındaki öcüden korkuyor.
•
Parents often tell stories about the boogeyman to make their children behave.
Ebeveynler çocuklarını uslu durmaları için sık sık öcü hikayeleri anlatır.
2.
korku kaynağı, baş belası
a person or thing that is seen as a source of fear, anxiety, or trouble
Örnek:
•
For some politicians, inflation is the economic boogeyman.
Bazı politikacılar için enflasyon ekonomik öcüdür.
•
The company's new policy became the boogeyman for employee morale.
Şirketin yeni politikası çalışan moralinin öcüsü haline geldi.