blossom kelimesinin Türkçe anlamı

blossom İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

blossom

US /ˈblɑː.səm/
UK /ˈblɒs.əm/
"blossom" picture

İsim

çiçek, çiçeklenme

a flower or a mass of flowers, especially on a tree or bush

Örnek:
The apple trees are covered in beautiful pink blossom.
Elma ağaçları güzel pembe çiçeklerle kaplı.
Cherry blossom is a symbol of spring in Japan.
Kiraz çiçeği Japonya'da baharın sembolüdür.

Fiil

1.

çiçek açmak, filizlenmek

to produce flowers; to bloom

Örnek:
The roses are starting to blossom in the garden.
Gül bahçede çiçek açmaya başlıyor.
After a long winter, the trees finally began to blossom.
Uzun bir kıştan sonra ağaçlar nihayet çiçek açmaya başladı.
2.

gelişmek, filizlenmek

to develop or come into a promising stage

Örnek:
Her talent really began to blossom during her college years.
Yeteneği üniversite yıllarında gerçekten gelişmeye başladı.
Their friendship began to blossom into something more.
Dostlukları daha fazlasına dönüşmeye başladı.