beckon kelimesinin Türkçe anlamı
beckon İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
beckon
US /ˈbek.ən/
UK /ˈbek.ən/
Fiil
1.
işaret etmek, el sallayarak çağırmak
to signal someone with your hand or head to come nearer or follow
Örnek:
•
The waiter beckoned us to a table in the corner.
Garson köşedeki bir masaya gelmemiz için bize işaret etti.
•
She beckoned to me to follow her.
Onu takip etmem için bana işaret etti.
2.
cezbetmek, çekmek
to appear very attractive or inviting
Örnek:
•
The bright lights of the city beckoned.
Şehrin parlak ışıkları cezbediyordu.
•
A career in politics beckoned him.
Siyasette bir kariyer onu cezbediyordu.