assuming kelimesinin Türkçe anlamı

assuming İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

assuming

US /əˈsuːmɪŋ/
UK /əˈsjuːmɪŋ/

Bağlaç

varsayarak, farz ederek

on the assumption that; supposing

Örnek:
Assuming he's telling the truth, we have nothing to worry about.
Doğruyu söylediğini varsayarsak, endişelenecek bir şeyimiz yok.
Assuming all goes well, we should arrive by noon.
Her şeyin yolunda gittiğini varsayarsak, öğlene kadar varmış olmalıyız.

Sıfat

küstah, kendini beğenmiş

presumptuous; arrogant

Örnek:
It was rather assuming of him to think he could just walk in without an appointment.
Randevusuz içeri girebileceğini düşünmesi oldukça küstahça idi.
Her assuming tone suggested she already knew the answer.
Onun küstah tonu, cevabı zaten bildiğini düşündürüyordu.