arouse kelimesinin Türkçe anlamı
arouse İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
arouse
US /əˈraʊz/
UK /əˈraʊz/
Fiil
1.
uyandırmak, tahrik etmek, harekete geçirmek
evoke or awaken (a feeling, emotion, or response)
Örnek:
•
His speech aroused the crowd to action.
Konuşması kalabalığı harekete geçirdi.
•
The strange noise aroused my suspicion.
Garip ses şüphemi uyandırdı.
2.
cinsel olarak uyandırmak, tahrik etmek
stimulate sexually
Örnek:
•
The romantic scene was intended to arouse the audience.
Romantik sahne seyirciyi tahrik etmek amacıyla yapılmıştı.
•
Certain images can arouse strong feelings.
Bazı görüntüler güçlü duyguları uyandırabilir.
3.
uyandırmak, uyanmak
awaken from sleep
Örnek:
•
The loud thunder aroused him from his deep sleep.
Yüksek sesli gök gürültüsü onu derin uykusundan uyandırdı.
•
She was aroused by the smell of coffee.
Kahve kokusu onu uyandırdı.