Avatar of Vocabulary Set Epilasyon

Kişisel Bakım İçinde Epilasyon Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Kişisel Bakım' içinde 'Epilasyon' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

grooming

/ˈɡruː.mɪŋ/

(noun) bakım, tımar, yetiştirme

Örnek:

Daily grooming is essential for a healthy coat in dogs.
Köpeklerde sağlıklı bir tüy için günlük bakım şarttır.

trimming

/ˈtrɪm.ɪŋ/

(noun) süsleme, kenar süsü, garnitür

Örnek:

The dress had a beautiful lace trimming.
Elbisenin güzel bir dantel süsü vardı.

wax

/wæks/

(noun) balmumu, cila;

(verb) cilalamak, ağda yapmak, büyümek

Örnek:

The candle is made of beeswax.
Mum balmumundan yapılmıştır.

waxing

/ˈwæk.sɪŋ/

(noun) ağda, sir ağda, cilalama;

(adjective) büyüyen, artan

Örnek:

She goes for a leg waxing every month.
Her ay bacak ağdası yaptırır.

electrolysis

/iˌlekˈtrɑː.lə.sɪs/

(noun) elektroliz, elektroliz (tüy alma)

Örnek:

Water can be split into hydrogen and oxygen through electrolysis.
Su, elektroliz yoluyla hidrojen ve oksijene ayrılabilir.

depilatory

/dɪˈpɪl.ə.tɔːr.i/

(noun) tüy dökücü, epilasyon kremi;

(adjective) tüy dökücü, epilasyonla ilgili

Örnek:

She used a depilatory cream to remove hair from her legs.
Bacaklarındaki tüyleri almak için tüy dökücü krem kullandı.

shaving

/ˈʃeɪ.vɪŋ/

(noun) tıraş, talaş, yonga

Örnek:

He finished his shaving and applied aftershave.
Tıraşını bitirdi ve tıraş sonrası losyon sürdü.

shave

/ʃeɪv/

(verb) tıraş etmek, kısaltmak, azaltmak;

(noun) tıraş

Örnek:

He needs to shave his beard.
Sakalını tıraş etmesi gerekiyor.

aftershave

/ˈæf.tɚ.ʃeɪv/

(noun) tıraş sonrası losyonu, aftershave

Örnek:

He splashed some aftershave on his face.
Yüzüne biraz tıraş sonrası losyonu sürdü.

pluck

/plʌk/

(verb) koparmak, çekmek, kurtarmak;

(noun) cesaret, yürek

Örnek:

She plucked a flower from the garden.
Bahçeden bir çiçek kopardı.

razor

/ˈreɪ.zɚ/

(noun) tıraş bıçağı;

(verb) tıraş etmek

Örnek:

He carefully shaved his beard with a sharp razor.
Sakalını keskin bir tıraş bıçağıyla dikkatlice tıraş etti.

shaver

/ˈʃeɪ.vɚ/

(noun) tıraş makinesi, elektrikli tıraş makinesi, tıraşçı

Örnek:

He used an electric shaver for a quick and clean shave.
Hızlı ve temiz bir tıraş için elektrikli tıraş makinesi kullandı.

safety razor

/ˈseɪf.ti ˌreɪ.zər/

(noun) emniyetli tıraş bıçağı

Örnek:

He prefers using a safety razor for a closer shave.
Daha yakın bir tıraş için emniyetli tıraş bıçağı kullanmayı tercih ediyor.

epilator

/ˈep.ɪ.leɪ.t̬ɚ/

(noun) epilatör, tüy alma cihazı

Örnek:

She bought a new epilator for smoother skin.
Daha pürüzsüz bir cilt için yeni bir epilatör aldı.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren