Medya İçinde Çevrimiçi Medya Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Medya' içinde 'Çevrimiçi Medya' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) anlatım, rapor, açıklama;
(verb) saymak, açıklamak
Örnek:
(noun) şifre, parola
Örnek:
(noun) sosyal imleme, sosyal yer imi
Örnek:
(noun) yer, alan, mevki;
(verb) yerleştirmek, kurmak, konumlandırmak
Örnek:
(noun) ağ, örümcek ağı, web;
(verb) ağla kaplamak, perdeli olmak
Örnek:
(noun) blog;
(verb) blog yazmak
Örnek:
(noun) blog yazma, blogculuk;
(verb) blog yazan, bloglayan
Örnek:
(noun) blogosfer
Örnek:
(noun) ana sayfa
Örnek:
(noun) tarayıcı, otlayıcı (hayvan)
Örnek:
(noun) açılış sayfası, hedef sayfa
Örnek:
(noun) kurabiye, çerez
Örnek:
(noun) kitap ayracı, yer imi;
(verb) yer imlerine eklemek
Örnek:
(noun) web sayfası, internet sayfası
Örnek:
(noun) arama motoru
Örnek:
(noun) sörf, dalga sörfü, gezinmek;
(verb) sörf yapan, gezinmekte olan
Örnek:
(noun) kullanıcı grubu
Örnek:
(verb) ziyaret etmek;
(noun) ziyaret, ev ziyareti, profesyonel ziyaret
Örnek:
(noun) canlı blog;
(verb) canlı bloglamak
Örnek:
(noun) iplik, tel, konu;
(verb) ipliğe geçirmek, geçirmek
Örnek:
(noun) blog yazısı, blog gönderisi
Örnek:
(noun) blogroll, blog listesi
Örnek:
(noun) duyuru panosu, ilan panosu, çevrimiçi forum
Örnek:
(noun) arama çubuğu
Örnek:
(noun) abonelik, üyelik, bağlılık
Örnek:
(noun) platform, peron, program
Örnek:
(noun) geri bildirim, dönüt, geri besleme
Örnek:
(noun) prim, ek ücret;
(adjective) premium, üstün kaliteli
Örnek:
(verb) beslemek, yedirmek, sağlamak;
(noun) besleme, yem, akış
Örnek:
(trademark) eBay
Örnek:
(verb) indirmek;
(noun) indirme, indirilen dosya
Örnek:
(verb) yüklemek, aktarmak;
(noun) yükleme, yüklenen dosya
Örnek:
(noun) haber akışı, haber beslemesi
Örnek:
(noun) kullanıcı adı
Örnek:
(noun) sayfa, bellboy, hizmetli;
(verb) çağırmak, anons etmek
Örnek:
(verb) sekerek yürümek, atlamak, geçmek;
(noun) sekme, atlama, geçme
Örnek: