Avatar of Vocabulary Set E-posta

Medya İçinde E-posta Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Medya' içinde 'E-posta' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

attachment

/əˈtætʃ.mənt/

(noun) bağlılık, düşkünlük, sadakat

Örnek:

She developed a strong attachment to her new puppy.
Yeni köpeğine karşı güçlü bir bağlılık geliştirdi.

cc

/ˌsiːˈsiː/

(abbreviation) karbon kopya, santimetreküp, cc

Örnek:

Please make a cc of this report for my records.
Lütfen bu raporun bir karbon kopyasını kayıtlarım için yapın.

draft

/dræft/

(noun) taslak, konsept, hava akımı;

(verb) taslak hazırlamak, kaleme almak, seçmek

Örnek:

She submitted the first draft of her novel to her editor.
Romanının ilk taslağını editörüne sundu.

hate mail

/ˈheɪt meɪl/

(noun) nefret mektubu, nefret postası

Örnek:

The politician received a lot of hate mail after his controversial speech.
Siyasetçi, tartışmalı konuşmasının ardından çok sayıda nefret mektubu aldı.

inbox

/ˈɪn.bɑːks/

(noun) gelen kutusu, inbox

Örnek:

I have 20 unread emails in my inbox.
Gelen kutumda 20 okunmamış e-posta var.

mailing list

/ˈmeɪlɪŋ lɪst/

(noun) e-posta listesi, posta listesi

Örnek:

Please add my name to your mailing list for future updates.
Gelecekteki güncellemeler için lütfen adımı e-posta listenize ekleyin.

outbox

/ˈaʊt.bɑːks/

(noun) giden kutusu, gidenler

Örnek:

I accidentally sent the email to my outbox instead of directly sending it.
E-postayı doğrudan göndermek yerine yanlışlıkla giden kutuma gönderdim.

spam

/spæm/

(noun) spam, istenmeyen e-posta, Spam;

(verb) spam göndermek, istenmeyen e-posta atmak

Örnek:

My inbox is full of spam.
Gelen kutum spam dolu.

bcc

/ˌbiːsiːˈsiː/

(abbreviation) BCC, gizli karbon kopya;

(verb) BCC'lemek, gizli kopya göndermek

Örnek:

Please BCC me on all future correspondence.
Lütfen gelecekteki tüm yazışmalarda beni gizli kopya olarak ekleyin.

reply

/rɪˈplaɪ/

(noun) cevap, yanıt;

(verb) cevap vermek, yanıtlamak

Örnek:

I sent him an email, but I haven't received a reply yet.
Ona bir e-posta gönderdim ama henüz bir cevap almadım.

flag

/flæɡ/

(noun) bayrak;

(verb) işaretlemek, bayrak çekmek, azalmak

Örnek:

The national flag was raised at dawn.
Ulusal bayrak şafakta çekildi.

mailbag

/ˈmeɪl.bæɡ/

(noun) posta çantası, mektup torbası, okuyucu mektupları

Örnek:

The postman carried a heavy mailbag.
Postacı ağır bir posta çantası taşıyordu.

flame

/fleɪm/

(noun) alev, aşk, sevgili;

(verb) alev almak, yanmak, alevli eleştirmek

Örnek:

The candle's flame flickered in the breeze.
Mumun alevi rüzgarda titredi.

subject line

/ˈsʌbdʒekt laɪn/

(noun) konu satırı, e-posta konusu

Örnek:

Please make sure to include a clear subject line in your email.
Lütfen e-postanıza net bir konu satırı eklediğinizden emin olun.

bounce

/baʊns/

(verb) sekme, zıplama, zıplamak;

(noun) sekme, zıplama, artış

Örnek:

The ball bounced off the wall.
Top duvardan sekti.

email address

/ˈiː.meɪl əˈdres/

(noun) e-posta adresi

Örnek:

Please provide your email address for confirmation.
Onay için lütfen e-posta adresinizi belirtin.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren