İçindekiler İçinde Tatlandırıcılar Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'İçindekiler' içinde 'Tatlandırıcılar' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈʃʊɡ.ɚ/
(noun) şeker, şekerim, tatlım;
(verb) şekerlemek, tatlandırmak
Örnek:
Add two spoons of sugar to your coffee.
Kahvenize iki kaşık şeker ekleyin.
/ˈbraʊn ˌʃʊɡ.ər/
(noun) esmer şeker
Örnek:
This recipe calls for a cup of brown sugar.
Bu tarif bir fincan esmer şeker gerektiriyor.
/ˈkæs.tər ˌʃʊɡ.ər/
(noun) pudra şekeri, ince toz şeker
Örnek:
Add two tablespoons of caster sugar to the mixture.
Karışıma iki yemek kaşığı pudra şekeri ekleyin.
/ˈaɪ.sɪŋ ˌʃʊɡ.ər/
(noun) pudra şekeri
Örnek:
Sift the icing sugar before mixing it with butter for the frosting.
Kremayı yapmak için tereyağıyla karıştırmadan önce pudra şekerini eleyin.
/ˈdʒæɡ.ɚ.i/
(noun) jaggery, hurma şekeri
Örnek:
She used jaggery instead of refined sugar in her traditional dessert.
Geleneksel tatlısında rafine şeker yerine jaggery kullandı.
/ˈpaʊ.dɚd ˈʃʊɡ.ər/
(noun) pudra şekeri
Örnek:
She dusted the freshly baked cookies with powdered sugar.
Taze pişmiş kurabiyelerin üzerine pudra şekeri serpti.
/ˈmeɪ.pəl ˌʃʊɡ.ər/
(noun) akçaağaç şekeri
Örnek:
She used maple sugar to sweeten her oatmeal.
Yulaf ezmesini tatlandırmak için akçaağaç şekeri kullandı.
/ˈæs.pɚ.teɪm/
(noun) aspartam
Örnek:
Many diet sodas contain aspartame instead of sugar.
Birçok diyet gazlı içecek şeker yerine aspartam içerir.
/ˈsæk.ɚ.ɪn/
(noun) sakarin, yapay tatlandırıcı
Örnek:
Many diet sodas contain saccharin instead of sugar.
Birçok diyet gazlı içecek şeker yerine sakarin içerir.
/ˈstiː.vi.ə/
(noun) stevia, doğal tatlandırıcı
Örnek:
I use stevia in my coffee instead of sugar.
Kahveme şeker yerine stevia kullanıyorum.
/ˈsuː.krə.loʊs/
(noun) sukraloz
Örnek:
Many diet sodas contain sucralose as a sugar substitute.
Birçok diyet gazlı içecek, şeker yerine sukraloz içerir.
/ˈhʌn.i/
(noun) bal, canım, tatlım;
(verb) tatlı dille konuşmak, okşamak
Örnek:
She added a spoonful of honey to her tea.
Çayına bir kaşık bal ekledi.
/ˌʌn.rɪˈfaɪnd/
(adjective) rafine edilmemiş, işlenmemiş, kaba
Örnek:
Unrefined sugar retains more of its natural molasses.
Rafine edilmemiş şeker, doğal melasını daha fazla korur.
/ˌdem.əˈrer.ə ˈʃʊɡ.ər/
(noun) demerara şekeri
Örnek:
She sprinkled demerara sugar over the oatmeal.
Yulaf ezmesinin üzerine demerara şekeri serpti.
/ˈtriː.kəl/
(noun) pekmez, şeker şurubu, aşırı duygusallık
Örnek:
She poured golden treacle over her pancakes.
Kreplerinin üzerine altın rengi pekmez döktü.
/ˈkɑːr.məl/
(noun) karamel, karamel rengi
Örnek:
The recipe calls for a drizzle of caramel over the apple pie.
Tarif, elmalı turtanın üzerine biraz karamel gezdirilmesini istiyor.