Yiyecekler ve İçecekler İçinde Hint Yemeği Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Yiyecekler ve İçecekler' içinde 'Hint Yemeği' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˌbɪr.iˈɑː.ni/
(noun) biryani
Örnek:
We ordered chicken biryani for dinner.
Akşam yemeği için tavuk biryani sipariş ettik.
/ˈkɔːr.mə/
(noun) korma
Örnek:
I ordered a chicken korma with rice.
Tavuk korma ve pilav sipariş ettim.
/ˈkɝː.i/
(noun) köri, köri baharatı;
(verb) köri yapmak, köri ile tatlandırmak
Örnek:
I ordered a chicken curry for dinner.
Akşam yemeği için tavuk köri sipariş ettim.
/ˈroʊɡən dʒɑːʃ/
(noun) rogan josh
Örnek:
We ordered rogan josh with naan bread for dinner.
Akşam yemeği için naan ekmeği ile rogan josh sipariş ettik.
/ˈvɪn.də.luː/
(noun) vindaloo
Örnek:
He ordered a chicken vindaloo, his favorite spicy dish.
En sevdiği baharatlı yemek olan tavuk vindaloo sipariş etti.
/ˈboʊl.ti/
(noun) balti, balti köri, balti tavası
Örnek:
We ordered a chicken balti with naan bread.
Naan ekmeği ile tavuk balti sipariş ettik.
/ˈbɑː.dʒi/
(noun) bhaji
Örnek:
We ordered onion bhaji as a starter.
Başlangıç olarak soğan bhaji sipariş ettik.
/dɑːl/
(noun) dal, mercimek yemeği
Örnek:
She cooked a delicious bowl of dal with rice.
Pirinçle birlikte lezzetli bir kase dal pişirdi.
/piːˈlɑːf/
(noun) pilav
Örnek:
The restaurant serves a delicious chicken pilaf.
Restoran lezzetli bir tavuk pilavı servis ediyor.
/ˈtɑːli/
(noun) thali, thali yemeği
Örnek:
The restaurant serves a delicious vegetarian thali.
Restoran lezzetli bir vejetaryen thali servis ediyor.
/ˈrɑːsəm/
(noun) rasam, Güney Hindistan çorbası
Örnek:
I love to eat hot rice with a generous serving of rasam.
Sıcak pilavı bol rasam ile yemeyi çok severim.
/ˈkɔftə/
(noun) köfte
Örnek:
The chef prepared delicious lamb kofta with a side of rice.
Şef, lezzetli kuzu köfteyi pilavla birlikte hazırladı.