Sanat ve El Sanatları İçinde Heykel Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Sanat ve El Sanatları' içinde 'Heykel' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) kabartma, alçak kabartma
Örnek:
(noun) göğüs, meme, büst;
(verb) patlamak, kırmak, tutuklamak;
(adjective) bozuk, hasarlı
Örnek:
(adjective) mobil, hareketli;
(noun) cep telefonu, mobil, süs
Örnek:
(noun) heykel
Örnek:
(noun) endüvi, iskelet, çatı
Örnek:
(noun) oyma, gravür, oyma eser
Örnek:
(noun) maket, model
Örnek:
(adjective) hazır, önceden yapılmış, kolay
Örnek:
(noun) patina, oksit tabakası, parlaklık
Örnek:
(noun) keski;
(verb) keskiyle yontmak, oymak, dolandırmak
Örnek:
(noun) çekiç, horoz (silah);
(verb) çekiçlemek, vurmak
Örnek:
(noun) kelepçe, mengene, kıskaç;
(verb) kelepçelemek, sıkıştırmak, mengenelemek
Örnek:
(noun) mengene;
(verb) mengenelemek, sıkıca tutmak
Örnek:
(noun) tokmak, çekiç, kroket tokmağı
Örnek:
(noun) fırın, ocak
Örnek:
(plural noun) pense
Örnek:
(noun) çömlekçi çarkı
Örnek:
(noun) zımpara kağıdı;
(verb) zımparalamak, pürüzsüzleştirmek
Örnek:
(noun) atasözü, vecize, testere;
(verb) testere ile kesmek;
(past tense) gördü
Örnek:
(noun) kazıyıcı, spatula, gökdelen
Örnek:
(noun) kaynak, kaynakçılık;
(verb) kaynak yapan, kaynaklamakta olan
Örnek:
(noun) tel kesici, yan keski
Örnek:
(noun) stel, dikili taş
Örnek:
(noun) kumdan kale
Örnek: