Avatar of Vocabulary Set Görünüşü Tanımlama

Görünüş İçinde Görünüşü Tanımlama Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Görünüş' içinde 'Görünüşü Tanımlama' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

fastidious

/fæsˈtɪd.i.əs/

(adjective) titiz, özenli, seçici

Örnek:

She is fastidious about her appearance.
Görünüşü konusunda titizdir.

smart

/smɑːrt/

(adjective) zeki, akıllı, şık;

(verb) acı vermek, yanmak

Örnek:

She's a very smart student and always gets good grades.
Çok zeki bir öğrenci ve her zaman iyi notlar alır.

spruce

/spruːs/

(noun) ladin, ladin ağacı;

(adjective) şık, bakımlı;

(verb) düzenlemek, güzelleştirmek

Örnek:

The forest was filled with tall spruce trees.
Orman uzun ladin ağaçlarıyla doluydu.

clean-cut

/ˈkliːn.kʌt/

(adjective) net, belirgin, düzgün

Örnek:

The architect presented a clean-cut design for the new building.
Mimar, yeni bina için net bir tasarım sundu.

dapper

/ˈdæp.ɚ/

(adjective) şık, zarif

Örnek:

He looked very dapper in his new suit.
Yeni takım elbisesiyle çok şık görünüyordu.

groomed

/ɡruːmd/

(adjective) bakımlı, tıraşlı, hazırlanmış;

(past participle) tıraş etti, hazırladı

Örnek:

He always looks impeccably groomed.
Her zaman kusursuzca bakımlı görünür.

trim

/trɪm/

(verb) kesmek, budamak, düzeltmek;

(noun) süsleme, kenar, kaplama;

(adjective) düzenli, şık, bakımlı

Örnek:

She decided to trim her hair short.
Saçlarını kısa kestirmeye karar verdi.

scruffy

/ˈskrʌf.i/

(adjective) pasaklı, dağınık, kirli

Örnek:

He looked a bit scruffy in his old clothes.
Eski kıyafetleriyle biraz pasaklı görünüyordu.

shabby

/ˈʃæb.i/

(adjective) köhne, yıpranmış, eski püskü

Örnek:

The old coat looked quite shabby.
Eski palto oldukça köhne görünüyordu.

down-at-heel

/ˌdaʊn.ətˈhiːl/

(adjective) bakımsız, köhne, yoksul

Örnek:

He looked a bit down-at-heel in his worn-out suit.
Eski püskü takım elbisesiyle biraz bakımsız görünüyordu.

disheveled

/dɪˈʃev.əld/

(adjective) dağınık, pasaklı, darmadağınık

Örnek:

He arrived at the meeting looking rather disheveled.
Toplantıya oldukça dağınık bir şekilde geldi.

ragged

/ˈræɡ.ɪd/

(adjective) yıpranmış, eski püskü, engebeli

Örnek:

He wore a ragged coat that was too big for him.
Üzerinde kendisine büyük gelen yırtık pırtık bir palto vardı.

slovenly

/ˈslʌv.ən.li/

(adjective) pasaklı, dağınık, kirli;

(adverb) pasaklıca, dağınıkça, özensizce

Örnek:

His slovenly appearance made a poor impression during the interview.
Pasaklı görünüşü mülakat sırasında kötü bir izlenim bıraktı.

windswept

/ˈwɪnd.swept/

(adjective) rüzgarlı, rüzgar alan

Örnek:

The lone tree stood on the windswept hill.
Yalnız ağaç rüzgarlı tepede duruyordu.

snappy

/ˈsnæp.i/

(adjective) çabuk, enerjik, canlı

Örnek:

She gave a snappy response to the question.
Soruya çabuk ve enerjik bir yanıt verdi.

well-groomed

/ˌwelˈɡruːmd/

(adjective) bakımlı, şık

Örnek:

He always looks very well-groomed.
Her zaman çok bakımlı görünüyor.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren