TOEIC Temel 600 Kelime İçinde Doktor Muayenehanesi Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'TOEIC Temel 600 Kelime' içinde 'Doktor Muayenehanesi' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈæn.ju.ə.li/
(adverb) yıllık, her yıl
Örnek:
The company publishes its financial report annually.
Şirket finansal raporunu yıllık olarak yayınlar.
/əˈpɔɪnt.mənt/
(noun) randevu, görüşme, atama
Örnek:
I have a doctor's appointment at 3 PM.
Saat 15:00'te doktor randevum var.
/əˈses/
(verb) değerlendirmek, tahmin etmek, belirlemek
Örnek:
The committee will assess the damage caused by the storm.
Komite, fırtınanın neden olduğu hasarı değerlendirecek.
/ˌdaɪ.əɡˈnoʊs/
(verb) teşhis etmek
Örnek:
The doctor was able to diagnose her illness quickly.
Doktor hastalığını hızla teşhis edebildi.
/əˈfek.tɪv/
(adjective) etkili, verimli, yürürlükte
Örnek:
The new policy proved to be very effective in reducing crime.
Yeni politika suçu azaltmada çok etkili oldu.
/ˈɪn.strə.mənt/
(noun) alet, enstrüman, müzik aleti;
(verb) enstrümanlarla donatmak, alet takmak
Örnek:
The surgeon used a specialized instrument to perform the delicate operation.
Cerrah, hassas ameliyatı yapmak için özel bir alet kullandı.
/ˈmæn.ədʒ/
(verb) yönetmek, idare etmek, başarmak
Örnek:
She manages a team of ten employees.
On kişilik bir ekibi yönetiyor.
/prɪˈvent/
(verb) önlemek, engellemek, alıkoymak
Örnek:
The new policy aims to prevent fraud.
Yeni politika dolandırıcılığı önlemeyi amaçlıyor.
/ˌrek.ə.menˈdeɪ.ʃən/
(noun) tavsiye, öneri, referans
Örnek:
The committee made several recommendations for policy changes.
Komite, politika değişiklikleri için birkaç tavsiyede bulundu.
/rɪˈkɔːrd/
(noun) plak, kayıt, belge;
(verb) kaydetmek, yazmak, tespit etmek
Örnek:
She put on an old jazz record.
Eski bir caz plağı çaldı.
/rɪˈfɝː/
(verb) atıfta bulunmak, değinmek, sevk etmek
Örnek:
He often refers to his childhood memories.
Sık sık çocukluk anılarına atıfta bulunur.
/ˈsɪr.i.əs/
(adjective) ciddi, önemli, samimi
Örnek:
This is a serious matter that requires our full attention.
Bu, tam dikkatimizi gerektiren ciddi bir konudur.