TOEFL için Temel Kelime Bilgisi İçinde Bilgisayar Dünyası Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'TOEFL için Temel Kelime Bilgisi' içinde 'Bilgisayar Dünyası' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) yazılım
Örnek:
(noun) donanım, nalburiye, hardware
Örnek:
(noun) işletim sistemi
Örnek:
(noun) flash bellek, USB bellek
Örnek:
(verb) kurmak, yerleştirmek, atamak
Örnek:
(noun) girdi, katkı, veri;
(verb) girmek, veri girmek
Örnek:
(noun) yük, ağırlık, iş yükü;
(verb) yüklemek, doldurmak
Örnek:
(verb) ferahlatmak, canlandırmak, yenilemek
Örnek:
(noun) sunucu, garson
Örnek:
(noun) veri tabanı
Örnek:
(noun) masaüstü, masaüstü bilgisayar
Örnek:
(noun) imleç
Örnek:
(noun) yükseltme, güncelleme;
(verb) yükseltmek, güncellemek
Örnek:
(adjective) uyumlu, bağdaşan
Örnek:
(noun) kaza, çarpışma, gürültü;
(verb) çarpmak, kaza yapmak, gürültü yapmak;
(adjective) kaza ile ilgili, hızlandırılmış;
(adverb) çat diye, gürültüyle
Örnek:
(preposition) aşağı, aşağıya, boyunca;
(adverb) aşağı, aşağıya, düşük;
(adjective) aşağı, aşağıya doğru, üzgün;
(noun) tüy, ince tüy;
(verb) devirmek, yere sermek
Örnek:
(verb) koşmak, çalışmak, işlemek;
(noun) koşu, dönem, süre
Örnek:
(noun) parşömen, rulo;
(verb) kaydırmak, ilerletmek
Örnek:
(verb) kesmek, doğramak, yaralamak;
(noun) kesik, kesme, saç kesimi;
(adjective) kesilmiş, doğranmış
Örnek:
(noun) emir, komut, kontrol;
(verb) emretmek, komuta etmek, kontrol etmek
Örnek:
(noun) kod, şifre, yasa;
(verb) kodlamak, şifrelemek, programlamak
Örnek:
(verb) bilgisayarlaştırmak, otomatikleştirmek
Örnek:
(phrasal verb) yedeklemek, kopyalamak, desteklemek
Örnek:
(noun) veri işleme
Örnek:
(noun) yapay zeka
Örnek:
(noun) güvenlik duvarı, ateş duvarı, yangın duvarı
Örnek:
(noun) antivirüs, antivirüs yazılımı;
(adjective) antivirüs
Örnek:
(noun) makine öğrenimi
Örnek:
(noun) programlama, planlama
Örnek:
(noun) süreç, işlem, doğal süreç;
(verb) işlemek, işlemden geçirmek, işleme koymak
Örnek:
(noun) sanal gerçeklik
Örnek:
(noun) parola, şifre
Örnek:
(noun) başvuru, uygulama, kullanım
Örnek:
(noun) rastgele erişimli bellek, RAM
Örnek:
(noun) geliştirici, müteahhit, banyo
Örnek: