SAT'de Beşeri Bilimler ile ilgili kelime bilgisi İçinde Mesleki ve Sosyal Unvanlar Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'SAT'de Beşeri Bilimler ile ilgili kelime bilgisi' içinde 'Mesleki ve Sosyal Unvanlar' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) müdür, gardiyan, bekçi
Örnek:
(noun) yorumcu, analist, not düşen
Örnek:
(noun) öğretim görevlisi, konuşmacı
Örnek:
(noun) büyükusta, büyük üstat
Örnek:
(noun) koordinatör, düzenleyici
Örnek:
(noun) korucu, bekçi, ranger
Örnek:
(noun) uygulayıcı, uzman
Örnek:
(adjective) akademik, eğitimsel, teorik;
(noun) akademisyen, öğretim üyesi
Örnek:
(noun) teknisyen
Örnek:
(noun) doğa bilimci, tabiat bilgini
Örnek:
(noun) kanocu
Örnek:
(noun) peyzajcı, bahçıvan
Örnek:
(noun) kapı bekçisi, giriş kontrolcüsü
Örnek:
(noun) eğitmen, bakıcı, yönetici
Örnek:
(noun) haritacı, kadastrocu, eksper
Örnek:
(noun) uzman, mütehassıs;
(adjective) uzmanlık, özel
Örnek:
(noun) yardımcı pilot, Yapay zeka asistanı, Copilot;
(verb) yardımcı pilotluk yapmak, birlikte yönetmek
Örnek:
(noun) kütüphaneci
Örnek:
(noun) etnograf
Örnek:
(noun) danışman, müavir
Örnek:
(noun) psikolog
Örnek:
(noun) antropolog
Örnek:
(noun) sosyolog
Örnek:
(noun) etik uzmanı, etikçi
Örnek:
(noun) savunucu, destekçi, avukat;
(verb) savunmak, desteklemek
Örnek:
(noun) milletvekili, yasa koyucu
Örnek:
(noun) senatör
Örnek:
(noun) delege, temsilci;
(verb) devretmek, yetki vermek, delege etmek
Örnek:
(noun) satıcı, tedarikçi
Örnek:
(noun) sanayici, endüstrici
Örnek:
(noun) terzi, dikişçi kadın
Örnek:
(noun) komisyoncu, aracı;
(verb) aracılık etmek, müzakere etmek
Örnek:
(noun) paraşütçü asker, hava indirme askeri
Örnek:
(noun) müdür, amir, yönetici
Örnek:
(noun) bira üreticisi, bira fabrikası
Örnek:
(noun) resepsiyonist
Örnek:
(noun) izci, gözcü, scout;
(verb) keşfetmek, aramak, oyuncu aramak
Örnek:
(noun) içerik üreticisi
Örnek:
(noun) orkestra şefi, iletken, muavin
Örnek:
(noun) uşak, hizmetçi
Örnek:
(noun) mürebbiye, özel öğretmen
Örnek:
(noun) eczacı, aktar
Örnek:
(noun) asilzade, soylu
Örnek:
(noun) halktan biri, sıradan vatandaş
Örnek:
(noun) köylü, çiftçi, köylü (aşağılayıcı)
Örnek: