Avatar of Vocabulary Set Yardımcı Araçlar

Konfeksiyon İçinde Yardımcı Araçlar Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Konfeksiyon' içinde 'Yardımcı Araçlar' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

chisel

/ˈtʃɪz.əl/

(noun) keski;

(verb) keskiyle yontmak, oymak, dolandırmak

Örnek:

He used a wood chisel to carve the intricate details.
Karmaşık detayları oymak için ahşap bir keski kullandı.

clipper

/ˈklɪp.ɚ/

(noun) kliper, hızlı yelkenli gemi, makas

Örnek:

The tea clipper raced across the ocean.
Çay kliperi okyanusu hızla geçti.

cushion

/ˈkʊʃ.ən/

(noun) yastık, minder, tampon;

(verb) yumuşatmak, hafifletmek, darbeyi emmek

Örnek:

She fluffed the cushions on the sofa.
Kanepedeki yastıkları kabarttı.

hinge

/hɪndʒ/

(noun) menteşe;

(verb) menteşelemek, menteşe ile takmak, bağlı olmak

Örnek:

The door creaked on its rusty hinges.
Kapı paslı menteşelerinde gıcırdadı.

workbasket

/ˈwɜːrkˌbæskɪt/

(noun) dikiş sepeti, el işi sepeti

Örnek:

She kept her embroidery floss and needles in her workbasket.
Nakış ipliklerini ve iğnelerini dikiş sepetinde tuttu.

workbox

/ˈwɜːrkˌbɑːks/

(noun) dikiş kutusu, alet kutusu

Örnek:

My grandmother keeps all her needles and threads in her old workbox.
Büyükannem tüm iğnelerini ve ipliklerini eski dikiş kutusunda saklar.

yard

/jɑːrd/

(noun) yarda, bahçe, avlu

Örnek:

The fabric is three yards long.
Kumaş üç yarda uzunluğundadır.

zipper

/ˈzɪp.ɚ/

(noun) fermuar;

(verb) fermuarlamak, fermuarını açmak

Örnek:

Can you help me close the zipper on my dress?
Elbisemin fermuarını kapatmama yardım eder misin?
Bu kelime setini Lingoland'da öğren