Avatar of Vocabulary Set Göç

Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 5) İçinde Göç Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 5)' içinde 'Göç' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

outsider

/ˌaʊtˈsaɪ.dɚ/

(noun) yabancı, dışarıdan biri, sürpriz

Örnek:

As an outsider, he found it hard to understand their traditions.
Bir yabancı olarak, onların geleneklerini anlamakta zorlandı.

border

/ˈbɔːr.dɚ/

(noun) sınır, kenar, çerçeve;

(verb) sınırlandırmak, çevrelemek

Örnek:

The river forms a natural border between the two nations.
Nehir, iki ülke arasında doğal bir sınır oluşturur.

immigrant

/ˈɪm.ə.ɡrənt/

(noun) göçmen

Örnek:

Many immigrants contribute significantly to the economy.
Birçok göçmen ekonomiye önemli katkı sağlar.

immigration

/ˌɪm.əˈɡreɪ.ʃən/

(noun) göç, iltica, göçmenlik bürosu

Örnek:

The country has a strict immigration policy.
Ülkenin katı bir göç politikası var.

migrant

/ˈmaɪ.ɡrənt/

(noun) göçmen, muhacir;

(adjective) göçmen, göç eden

Örnek:

Many economic migrants seek opportunities in wealthier countries.
Birçok ekonomik göçmen, daha zengin ülkelerde fırsatlar arar.

migration

/maɪˈɡreɪ.ʃən/

(noun) göç, taşınma, yer değiştirme

Örnek:

The annual migration of wildebeest across the Serengeti is a spectacular sight.
Serengeti boyunca yıllık gnu göçü muhteşem bir manzaradır.

displace

/dɪˈspleɪs/

(verb) yerini almak, yerinden etmek, yerini değiştirmek

Örnek:

New technology often displaces older methods.
Yeni teknoloji genellikle eski yöntemlerin yerini alır.

emigrate

/ˈem.ə.ɡreɪt/

(verb) göç etmek, dışarıya göçmek

Örnek:

Many people decided to emigrate to Canada for better opportunities.
Birçok kişi daha iyi fırsatlar için Kanada'ya göç etmeye karar verdi.

immigrate

/ˈɪm.ə.ɡreɪt/

(verb) göç etmek, yerleşmek

Örnek:

Many people immigrate to Canada for better opportunities.
Birçok insan daha iyi fırsatlar için Kanada'ya göç eder.

migrate

/ˈmaɪ.ɡreɪt/

(verb) göç etmek, yer değiştirmek, taşınmak

Örnek:

Birds migrate south for the winter.
Kuşlar kış için güneye göç eder.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren