Avatar of Vocabulary Set Ağırlık ve Stabilite

IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 8-9) İçinde Ağırlık ve Stabilite Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 8-9)' içinde 'Ağırlık ve Stabilite' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

ungainly

/ʌnˈɡeɪn.li/

(adjective) beceriksiz, sakar, hantal

Örnek:

The giraffe's long legs made it look ungainly as it tried to run.
Zürafanın uzun bacakları, koşmaya çalışırken onu beceriksiz gösteriyordu.

leaden

/ˈled.ən/

(adjective) kurşun gibi, ağır, donuk

Örnek:

The atmosphere in the room was leaden and oppressive.
Odadaki atmosfer kurşun gibi ve bunaltıcıydı.

unyielding

/ʌnˈjiːl.dɪŋ/

(adjective) boyun eğmez, sert, sağlam

Örnek:

The ancient oak tree stood unyielding against the strong winds.
Kadim meşe ağacı şiddetli rüzgarlara karşı boyun eğmez bir şekilde duruyordu.

unwieldy

/ʌnˈwiːl.di/

(adjective) hantal, kullanışsız, ağır

Örnek:

The couch was too unwieldy to get through the narrow doorway.
Kanepe, dar kapıdan geçirmek için çok hantaldı.

cumbersome

/ˈkʌm.bɚ.səm/

(adjective) hantal, ağır, kullanışsız

Örnek:

The equipment was too cumbersome to carry.
Ekipman taşımak için çok hantaldı.

wobbly

/ˈwɑː.bəl.i/

(adjective) sallanan, istikrarsız, halsiz

Örnek:

The table is a bit wobbly.
Masa biraz sallanıyor.

tenuous

/ˈten.ju.əs/

(adjective) zayıf, ince, narin

Örnek:

The link between the two events is rather tenuous.
İki olay arasındaki bağlantı oldukça zayıf.

hefty

/ˈhef.ti/

(adjective) ağır, iri yarı, güçlü

Örnek:

He lifted the hefty box with ease.
Ağır kutuyu kolayca kaldırdı.

rugged

/ˈrʌɡ.ɪd/

(adjective) engebeli, pürüzlü, sarp

Örnek:

The hikers traversed the rugged terrain.
Yürüyüşçüler engebeli araziyi geçtiler.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren