IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 6-7) İçinde Duyuların algılanması Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 6-7)' içinde 'Duyuların algılanması' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /əbˈzɝːv/
(verb) gözlemlemek, fark etmek, belirtmek
Örnek:
The police observed the suspect's movements.
Polis, şüphelinin hareketlerini gözlemledi.
/vjuː/
(noun) manzara, görünüm, görüş;
(verb) görmek, izlemek, değerlendirmek
Örnek:
The hotel room had a stunning view of the ocean.
Otel odası okyanusun muhteşem bir manzarasına sahipti.
/saɪt/
(noun) görme, görüş, manzara;
(verb) görmek, fark etmek
Örnek:
He lost his sight in the accident.
Kazada görme yeteneğini kaybetti.
/ster/
(verb) bakmak, dik dik bakmak;
(noun) bakış, dik dik bakma
Örnek:
It's rude to stare at people.
İnsanlara bakmak kabalıktır.
/ɡeɪz/
(verb) bakmak, dik dik bakmak;
(noun) bakış, göz
Örnek:
He continued to gaze at her, lost in thought.
Düşüncelere dalmış bir şekilde ona bakmaya devam etti.
/ɡlæns/
(verb) göz atmak, bakıvermek;
(noun) bakış, göz atma
Örnek:
She glanced at her watch.
Saatına göz attı.
/snɪf/
(verb) koklamak, burun çekmek;
(noun) koklama, burun çekme
Örnek:
The dog began to sniff at the stranger's shoes.
Köpek yabancının ayakkabılarını koklamaya başladı.
/aɪ/
(noun) göz, delik;
(verb) süzmek, dikkatle bakmak
Örnek:
She has beautiful blue eyes.
Güzel mavi gözleri var.
/ˈiːvz.drɑːp/
(verb) kulak misafiri olmak, gizlice dinlemek
Örnek:
He was caught eavesdropping on our conversation in the hallway.
Koridorda konuşmamıza kulak misafiri olurken yakalandı.
/ˈwɪt.nəs/
(noun) tanık, şahit, kanıt;
(verb) tanık olmak, şahit olmak, kanıtlamak
Örnek:
The police are looking for a witness to the robbery.
Polis soygunun bir tanığını arıyor.