IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 5) İçinde Duruş ve Pozisyon Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 5)' içinde 'Duruş ve Pozisyon' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /stænd/
(verb) ayakta durmak, kalkmak, dikmek;
(noun) sehpa, ayaklık, duruş
Örnek:
Please stand when the judge enters.
Yargıç içeri girdiğinde lütfen ayağa kalkın.
/sɪt/
(verb) oturmak, yer almak, bakmak;
(noun) oturma, oturuş
Örnek:
Please sit down.
Lütfen otur.
/bend/
(verb) bükmek, eğmek, boyun eğmek;
(noun) viraj, eğim
Örnek:
He tried to bend the metal rod.
Metal çubuğu bükmeye çalıştı.
/reɪz/
(verb) kaldırmak, yükseltmek, artırmak;
(noun) zam, maaş artışı
Örnek:
She raised her hand to ask a question.
Soru sormak için elini kaldırdı.
/ˈbæl.əns/
(noun) denge, uyum, bakiye;
(verb) dengelemek, karşılaştırmak
Örnek:
She lost her balance and fell.
Dengesini kaybetti ve düştü.
/stretʃ/
(verb) uzatmak, esnetmek;
(noun) esneme, gerinme, uzantı
Örnek:
She woke up and began to stretch her arms above her head.
Uyandı ve kollarını başının üzerine uzatmaya başladı.
/poʊz/
(verb) teşkil etmek, oluşturmak, poz vermek;
(noun) poz, duruş, numara
Örnek:
The new regulations pose a challenge for small businesses.
Yeni düzenlemeler küçük işletmeler için bir zorluk teşkil ediyor.
/niːl/
(verb) diz çökmek
Örnek:
She decided to kneel and pray.
Diz çöküp dua etmeye karar verdi.
/rɪˈklaɪn/
(verb) uzanmak, yaslanmak, yatırmak
Örnek:
She reclined on the sofa, reading a book.
Kanepede uzanmış kitap okuyordu.
/lɪft/
(verb) kaldırmak, yükseltmek, iptal etmek;
(noun) asansör, kaldıraç, bırakma
Örnek:
She helped him lift the heavy box.
Ağır kutuyu kaldırmasına yardım etti.