12. Sınıf İçinde Ünite 3: Yeşil Hareket Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'12. Sınıf' içinde 'Ünite 3: Yeşil Hareket' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(verb) tüketmek, bitirmek, yormak;
(noun) egzoz, egzoz gazı, egzoz sistemi
Örnek:
(noun) savunucu, destekçi, avukat;
(verb) savunmak, desteklemek
Örnek:
(noun) astım
Örnek:
(adjective) çorak, verimsiz, kısır
Örnek:
(noun) biyokütle
Örnek:
(noun) biyosfer
Örnek:
(noun) kan dolaşımı, kan akışı
Örnek:
(noun) bronşit
Örnek:
(noun) kimyasal, kimyasal madde;
(adjective) kimyasal
Örnek:
(noun) dağınıklık, karmaşa, gereksiz eşya;
(verb) dağıtmak, doldurmak, karmaşa yaratmak
Örnek:
(noun) yanma, yakma
Örnek:
(verb) korumak, muhafaza etmek, idareli kullanmak;
(noun) reçel, meyve konservesi
Örnek:
(verb) tüketmek, yemek, içmek
Örnek:
(noun) ormansızlaşma, ağaç kesimi
Örnek:
(verb) geciktirmek, ertelemek, tereddüt etmek;
(noun) gecikme, ertelemek
Örnek:
(verb) tüketmek, azaltmak, bitirmek
Örnek:
(noun) sakin, ikamet eden
Örnek:
(noun) ekoturizm
Örnek:
(noun) emisyon, salım, ihraç
Örnek:
(adjective) enerji tasarruflu, enerji verimli
Örnek:
(adjective) aşırı, fazla, haddinden fazla
Örnek:
(verb) faydalanmak, yararlanmak, sömürmek;
(noun) başarı, kahramanlık
Örnek:
(noun) filtre;
(verb) filtrelemek, elemek
Örnek:
(adjective) jeotermal
Örnek:
(noun) yaşam alanı, habitat
Örnek:
(adjective) tehlikeli, riskli
Örnek:
(adjective) yerli, doğal, aborjin
Örnek:
(noun) dürüstlük, bütünlük, tamlık
Örnek:
(noun) ağaç kesimi, tomrukçuluk, kayıt
Örnek:
(noun) küf, mildiyö;
(verb) küflenmek, mildiyö olmak
Örnek:
(noun) kalıp, döküm kalıbı, küf;
(verb) şekillendirmek, kalıplamak, küflenmek
Örnek:
(adjective) organik, doğal
Örnek:
(noun) patika, yol, yöntem
Örnek:
(noun) kirletici, çevre kirletici
Örnek:
(verb) yasaklamak, engellemek
Örnek:
(noun) arıtma, saflaştırma
Örnek:
(adjective) yenilenebilir, uzatılabilir
Örnek:
(verb) yenilemek, doldurmak, geri kazandırmak
Örnek:
(adjective) solunum, solunumsal
Örnek:
(noun) is, kurum;
(verb) isle, kurumla kaplamak
Örnek:
(noun) tür, çeşit
Örnek:
(verb) istikrara kavuşturmak, dengelemek
Örnek:
(adjective) yatkın, hassas
Örnek:
(phrasal verb) elden çıkarmak, atmak, halletmek
Örnek:
(phrase) risk altında, tehlikede
Örnek: