Kesinlik ve Yetenek İçinde Yetenek Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Kesinlik ve Yetenek' içinde 'Yetenek' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /laɪ ɪn weɪt/
(idiom) pusuya yatmak, beklemek, gizlenip beklemek
Örnek:
The hunter decided to lie in wait for the deer near the watering hole.
Avcı, su birikintisinin yakınında geyiği pusuya yatıp beklemeye karar verdi.
/ɑn ðə ɔf tʃæns/
(idiom) olur da, belki
Örnek:
I brought an umbrella, just on the off chance it rains.
Şemsiye getirdim, olur da yağmur yağar diye.
/ə seɪf bet/
(idiom) kesin, garanti
Örnek:
It's a safe bet that the new restaurant will be popular.
Yeni restoranın popüler olacağı kesin.
/bi ɪn ðə kɑrdz/
(idiom) olası olmak, kaderinde olmak
Örnek:
It looks like a promotion might be in the cards for her this year.
Bu yıl onun için bir terfi olası görünüyor.
/daʊn tu ɜrθ/
(idiom) ayakları yere basan, gerçekçi, pratik
Örnek:
Despite his fame, he's very down to earth and approachable.
Şöhretine rağmen çok ayakları yere basan ve ulaşılabilir biri.
/bi ɪn laɪn fɔr/
(idiom) alacak, aday olmak
Örnek:
After all his hard work, he's definitely in line for a promotion.
Tüm sıkı çalışmasından sonra, kesinlikle terfi alacak.
/fæt tʃæns/
(idiom) hiç şansı yok, imkansız
Örnek:
He thinks he'll win the lottery, but I told him fat chance!
Piyangoyu kazanacağını düşünüyor ama ben ona hiç şansı yok dedim!