Bileşik edatlar İçinde Atıf ve Sonuçlar Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Bileşik edatlar' içinde 'Atıf ve Sonuçlar' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /əˈkɔːrdɪŋ tə/
(preposition) göre, uyarınca
Örnek:
According to the weather forecast, it will rain tomorrow.
Hava tahminlerine göre yarın yağmur yağacak.
/ɪn vjuː əv/
(phrase) göz önüne alındığında, dikkate alınarak
Örnek:
In view of the circumstances, we decided to postpone the meeting.
Koşullar göz önüne alındığında, toplantıyı ertelemeye karar verdik.
/ɪn ðə laɪt ʌv/
(phrase) ışığında, göz önüne alındığında
Örnek:
In the light of recent events, we need to reconsider our plans.
Son olaylar ışığında, planlarımızı yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor.
/ɑːn ðə pɑːrt ʌv/
(phrase) tarafından, nezdinde
Örnek:
There was a lack of enthusiasm on the part of the students.
Öğrenciler tarafından bir isteksizlik vardı.
/ɪn keɪs əv/
(phrase) durumunda, ihtimaline karşı
Örnek:
Take an umbrella in case of rain.
Yağmur ihtimaline karşı şemsiye al.
/ɪn ði ɪˈvent ʌv/
(phrase) durumunda, halinde
Örnek:
In the event of a fire, use the stairs.
Yangın durumunda, merdivenleri kullanın.
/ɪn ðə feɪs əv/
(phrase) karşısında, rağmen
Örnek:
She remained calm in the face of danger.
Tehlike karşısında sakin kaldı.
/ɪn ðə mɪdst əv/
(phrase) ortasında, arasında, sırasında
Örnek:
She found herself in the midst of a large crowd.
Kendini büyük bir kalabalığın ortasında buldu.
/ɑːn ðə vɜːrdʒ əv/
(phrase) eşiğinde, uçurumunda
Örnek:
The company was on the verge of collapse before the new CEO took over.
Yeni CEO göreve gelmeden önce şirket çöküşün eşiğindeydi.