Oxford 3000 - A2 İçinde A2 - J Harfi Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Oxford 3000 - A2' içinde 'A2 - J Harfi' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /dʒæm/
(noun) reçel, sıkışıklık, tıkanıklık;
(verb) sıkıştırmak, tıkamak, doğaçlama yapmak
Örnek:
She made homemade strawberry jam.
Ev yapımı çilek reçeli yaptı.
/dʒæz/
(noun) caz;
(verb) caz çalmak, canlandırmak
Örnek:
I love listening to smooth jazz on a Sunday morning.
Pazar sabahları hafif caz dinlemeyi severim.
/ˈdʒuː.əl.ri/
(noun) mücevher, takı
Örnek:
She loves wearing antique jewellery.
Antika takılar takmayı sever.
/dʒoʊk/
(noun) şaka, fıkra, alay konusu;
(verb) şaka yapmak, alay etmek
Örnek:
He told a funny joke that made everyone laugh.
Komik bir şaka anlattı, herkesi güldürdü.
/ˈdʒɝː.nə.lɪst/
(noun) gazeteci
Örnek:
The journalist interviewed the politician about the new policy.
Gazeteci, yeni politika hakkında politikacıyla röportaj yaptı.
/dʒʌmp/
(verb) atlamak, zıplamak, fırlamak;
(noun) atlama, zıplama, sıçrama
Örnek:
The cat jumped onto the table.
Kedi masanın üzerine atladı.