En Sık Kullanılan 500 İngilizce Fiil İçinde Top 451 - 475 Verbs Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'En Sık Kullanılan 500 İngilizce Fiil' içinde 'Top 451 - 475 Verbs' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(verb) katılmak, iştirak etmek
Örnek:
(noun) tarih, randevu, buluşma;
(verb) tarihlendirmek, tarihini belirlemek, çıkmak
Örnek:
(verb) uzatmak, esnetmek;
(noun) esneme, gerinme, uzantı
Örnek:
(noun) tahmin, değerlendirme;
(verb) tahmin etmek, değer biçmek
Örnek:
(verb) aktarmak, transfer etmek, geçirmek;
(noun) aktarım, transfer, nakil
Örnek:
(noun) fayda, yarar, avantaj;
(verb) fayda sağlamak, yararlanmak, avantaj sağlamak
Örnek:
(verb) yenmek, mağlup etmek, engellemek;
(noun) yenilgi, mağlubiyet
Örnek:
(noun) şüphe, tereddüt;
(verb) şüphe etmek, tereddüt etmek
Örnek:
(noun) tür, çeşit, harf kalıbı;
(verb) yazmak, tuşlamak
Örnek:
(verb) gibi yapmak, numara yapmak, iddia etmek
Örnek:
(verb) evlat edinmek, edinmek, benimsemek
Örnek:
(adjective) açık, net, berrak;
(verb) temizlemek, açmak, açılmak;
(adverb) tamamen, bütünüyle
Örnek:
(noun) elbise;
(verb) giymek, giyinmek, hazırlamak
Örnek:
(adjective) kuru, kurak, çorak;
(verb) kurutmak
Örnek:
(verb) takip etmek, kovalamak, sürdürmek
Örnek:
(verb) etkinleştirmek, çalıştırmak, aktifleştirmek
Örnek:
(verb) araştırmak, soruşturmak
Örnek:
(verb) donmak, dondurmak, hareketsiz kalmak;
(noun) don, dondurma, askıya alma
Örnek:
(verb) seçmek, oylamak, karar vermek;
(adjective) seçilmiş, seçkin;
(noun) seçilmişler, seçkinler
Örnek:
(verb) ezmek, parçalamak, yenmek;
(noun) aşk, tutku, kalabalık
Örnek:
(noun) saygı, hürmet, göz önünde bulundurma;
(verb) saygı duymak, hürmet etmek
Örnek:
(noun) duman, sigara içme;
(verb) duman çıkarmak, tütmek, sigara içmek
Örnek:
(verb) tespit etmek, bulmak, saptamak
Örnek:
(verb) uyarmak, ikaz etmek, tavsiye etmek
Örnek:
(noun) soru, mesele, sorun;
(verb) sorgulamak, sormak, şüphe etmek
Örnek: