En Yaygın 500 İngilizce İsim İçinde Top 151 - 175 Nouns Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'En Yaygın 500 İngilizce İsim' içinde 'Top 151 - 175 Nouns' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) ihtimal, şans, fırsat;
(verb) tesadüfen olmak, rastlamak, risk almak
Örnek:
(noun) test, deneme, sınav;
(verb) test etmek, denemek, sınamak
Örnek:
(noun) pazar, piyasa;
(verb) pazarlamak, tanıtmak
Örnek:
(noun) etki, sonuç, izlenim;
(verb) etki etmek, gerçekleştirmek
Örnek:
(noun) resim, fotoğraf, tablo;
(verb) resmetmek, fotoğraflamak, tasvir etmek
Örnek:
(noun) program, plan, yayın;
(verb) programlamak, ayarlamak, planlamak
Örnek:
(noun) sabah;
(exclamation) günaydın
Örnek:
(noun) öğlen, öğle vakti
Örnek:
(noun) öğleden sonra
Örnek:
(noun) akşam
Örnek:
(noun) gece;
(adjective) gece, geceye ait
Örnek:
(noun) etkinlik, olay, vaka
Örnek:
(noun) haber, bilgi, haberler
Örnek:
(noun) koca, eş;
(verb) idare etmek, tasarruf etmek, korumak
Örnek:
(noun) eş, karı
Örnek:
(noun) kız evlat, kız
Örnek:
(noun) eğitim, öğretim, ders
Örnek:
(noun) sırt, arka, geri;
(adverb) geri, arkaya, tekrar;
(adjective) arka;
(verb) geri gitmek, desteklemek, arka çıkmak
Örnek:
(noun) sınıf, ders, kurs;
(verb) sınıflandırmak, kategorize etmek;
(adjective) şık, klas
Örnek:
(noun) sohbet, konuşma
Örnek:
(noun) mahkeme, adliye, kort;
(verb) tavlamak, kazanmak
Örnek:
(noun) yarım, yarı;
(determiner) yarım;
(adverb) yarı, kısmen
Örnek:
(noun) konum, yer, pozisyon;
(verb) konumlandırmak, yerleştirmek, pozisyon vermek
Örnek:
(noun) oran, hız, tarife;
(verb) değerlendirmek, sınıflandırmak, görmek
Örnek: