B2 Seviyesi İçinde B2 - Deyimsel Fiilleri Karıştırmayın! Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'B2 Seviyesi' içinde 'B2 - Deyimsel Fiilleri Karıştırmayın!' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(phrasal verb) istemek, talep etmek, sormak
Örnek:
(phrasal verb) geri adım atmak, vazgeçmek
Örnek:
(phrasal verb) inanmak, güvenmek
Örnek:
(phrasal verb) neden olmak, tetiklemek, yol açmak
Örnek:
(phrasal verb) iptal etmek, vazgeçmek, geri çağırmak
Örnek:
(phrasal verb) yetişmek, yakalamak, hasret gidermek
Örnek:
(phrasal verb) neşelenmek, neşelendirmek
Örnek:
(phrasal verb) temizlemek, toparlamak, köşeyi dönmek
Örnek:
(phrasal verb) rastlamak, karşılaşmak, anlaşılmak
Örnek:
(phrasal verb) gündeme gelmek, ortaya çıkmak, gelmek
Örnek:
(phrasal verb) ilgilenmek, başa çıkmak, iş yapmak
Örnek:
(phrasal verb) uğramak, ziyaret etmek
Örnek:
(phrasal verb) dışarıda yemek yemek, restoranda yemek yemek
Örnek:
(phrasal verb) sonuçlanmak, bitmek, sonunda yapmak
Örnek:
(phrasal verb) dağılmak, parçalanmak, çökmek
Örnek:
(phrasal verb) çözmek, anlamak, bulmak
Örnek:
(phrasal verb) doldurmak, tamamlamak, bilgi vermek
Örnek:
(phrasal verb) anlaşmak, iyi geçinmek, idare etmek
Örnek:
(phrasal verb) ele vermek, açığa vurmak, bedava vermek
Örnek:
(phrasal verb) gözden geçirmek, incelemek, karşılanmak
Örnek:
(phrasal verb) beklemek, tutunmak, sıkıca tutmak
Örnek:
(phrasal verb) takılmak, dışarı çıkmak, asmak
Örnek:
(phrasal verb) atlamak, hariç tutmak, dışarıda bırakmak
Örnek:
(phrasal verb) seçmek, anlamak, öpüşmek
Örnek:
(phrasal verb) vefat etmek, ölmek
Örnek:
(phrasal verb) ertelemek, geciktirmek, tiksinmek
Örnek:
(phrasal verb) elemek, dışlamak
Örnek:
(phrasal verb) bitmek, tükenmek, kalmamak
Örnek:
(phrasal verb) halletmek, ilgilenmek, emin olmak
Örnek:
(phrasal verb) ortaya çıkmak, gelmek, gölgede bırakmak
Örnek:
(phrasal verb) halletmek, çözmek, sıralamak
Örnek:
(phrasal verb) atmak, elden çıkarmak, heba etmek
Örnek:
(phrasal verb) reddetmek, geri çevirmek, kısmak
Örnek:
(phrasal verb) yok etmek, ortadan kaldırmak, silip süpürmek
Örnek:
(phrasal verb) takmak, yerleştirmek, harcamak
Örnek:
(phrasal verb) birikmek, yığılmak, zincirleme kaza yapmak
Örnek:
(phrasal verb) söndürmek, rahatsız etmek, canını sıkmak
Örnek:
(phrasal verb) kaçmak, kurtulmak, ayrılmak
Örnek:
(phrasal verb) desteklemek, alkışlamak
Örnek:
(phrasal verb) ile ayrılmak, elde etmek
Örnek: