B2 Seviyesi İçinde B2 - Her işten anlayan Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'B2 Seviyesi' içinde 'B2 - Her işten anlayan' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) çekiç, horoz (silah);
(verb) çekiçlemek, vurmak
Örnek:
(noun) tokmak, çekiç, kroket tokmağı
Örnek:
(noun) atasözü, vecize, testere;
(verb) testere ile kesmek;
(past tense) gördü
Örnek:
(noun) motorlu testere, elektrikli testere;
(verb) motorlu testere ile kesmek
Örnek:
(noun) matkap, tatbikat, eğitim;
(verb) delmek, matkapla delmek, eğitmek
Örnek:
(noun) anahtar, kurbağacık, burkulma;
(verb) burkmak, zorla açmak, sarsmak
Örnek:
(noun) vida, çevirme, döndürme;
(verb) vidalamak, sıkmak, çevirmek
Örnek:
(noun) tornavida, screwdriver (kokteyl)
Örnek:
(noun) çivi, tırnak;
(verb) çivilemek, sabitlemek, yakalamak
Örnek:
(noun) tutkal, yapıştırıcı;
(verb) yapıştırmak, tutkallamak
Örnek:
(noun) dosya, klasör, eğe;
(verb) dosyalamak, arşivlemek, vermek
Örnek:
(noun) keski;
(verb) keskiyle yontmak, oymak, dolandırmak
Örnek:
(noun) cıvata, sürgü, mandal;
(verb) fırlamak, kaçmak, silip süpürmek
Örnek:
(noun) fındık, ceviz, somun;
(verb) kafa atmak, kafa vurmak
Örnek:
(noun) çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, pul
Örnek:
(noun) balta;
(verb) baltayla kesmek, iptal etmek
Örnek:
(noun) çatal, ayrım;
(verb) çatallanmak, ayrılmak, çatallamak
Örnek:
(noun) kürek;
(verb) küremek, kazmak
Örnek:
(noun) el arabası
Örnek:
(noun) alet kutusu, araç kutusu, kaynak seti
Örnek:
(plural noun) pense
Örnek:
(noun) tel kesici, yan keski
Örnek:
(noun) bant, şerit, kaset;
(verb) bantlamak, yapıştırmak, kaydetmek
Örnek:
(noun) koli bandı, bez bant
Örnek:
(noun) pompa, tıkanıklık açıcı, piston
Örnek:
(noun) levye, manivela;
(verb) levyeyle açmak, levyeyle hareket ettirmek
Örnek:
(noun) zımba tabancası, tacker
Örnek:
(noun) maket bıçağı, kutu kesici
Örnek:
(noun) işlev, görev, tören;
(verb) işlemek, çalışmak
Örnek:
(noun) ayarlı anahtar, kurbağacık
Örnek: