Sahne Sanatları İçinde Swing ve Tarihi Dans Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Sahne Sanatları' içinde 'Swing ve Tarihi Dans' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˌbʊɡ.iˈwʊɡ.i/
(noun) boogie-woogie
Örnek:
He played a lively boogie-woogie tune on the piano.
Piyanoda canlı bir boogie-woogie melodisi çaldı.
/dʒaɪv/
(noun) jive, jive dansı, boş laf;
(verb) jive yapmak, boş laf etmek, saçmalamak
Örnek:
They learned to dance the jive at the local club.
Yerel kulüpte jive dans etmeyi öğrendiler.
/ˈlɪndi hɑːp/
(noun) Lindy Hop
Örnek:
They learned to dance the Lindy Hop at a swing dance workshop.
Swing dansı atölyesinde Lindy Hop dans etmeyi öğrendiler.
/ˈtʃɑːrl.stən/
(noun) Charleston (dans), Charleston
Örnek:
She learned to dance the Charleston for the themed party.
Temalı parti için Charleston dansını öğrendi.
/bælˈeɪ/
(noun) bale
Örnek:
She has been studying ballet since she was five years old.
Beş yaşından beri bale eğitimi alıyor.
/ˈtæp ˌdæns/
(noun) step dansı;
(verb) step dansı yapmak
Örnek:
She learned to tap dance at a young age.
Genç yaşta step dansı yapmayı öğrendi.
/stɑːmp/
(verb) ayaklarını yere vurmak, sertçe basmak, ortadan kaldırmak;
(noun) ayak sesi, sert basış
Örnek:
He began to stomp his feet in frustration.
Hayal kırıklığı içinde ayaklarını yere vurmaya başladı.